20 Temmuz 2016 Çarşamba

Dış çekim anısı



geçen hafta, vaktinde gerçekleştiremediğimiz düğün dış mekan çekimleri için birkaç noktaya uğradık İstanbul'da. en son durağımız Üsküdar sahili ve Kız kulesiydi.  gün batımına çok az bir zaman kalmıştı ve serinleyen havayla birlikte artan kalabalığı çok da önemsemeyerek poz vermeye çalıştık eşim ile.

gün boyu yaptığımız çekimin en eğlenceli kısmı burada oldu. çünkü o yarım saat içinde yaşadıklarımız, insanlardan aldığımız tepkiler ve en önemlisi de hayır duaları bizi keyiflendirdi. 

gelinlik ve damatlık içindeki bizi gören herkesin ama herkesin istisnasız yüzü güldü! bu bana çok ilginç geldi. insanların yada şöyle diyelim bizim coğrafyamızda yaşayan insanlarımız evlenen çiftlere cömertçe gülüşlerini hediye edebiliyor. hem de ne gülüş! kadın erkek, genç yaşlı herkesin otuz iki dişini gördüğüm bir gülüş! hiç bir fesatlık veya kötü düşünce beslemeden iyi dileklerini, hayır dualarını gönderebiliyorlar. peki neden? buradaki sempatinin kaynağı aileye verilen kıymet mi, kutsallığın aileyi taçlandırması mı ya da mutluluk kavramının en çok gelin damat ikilisine yakıştırılması mıydı, bilemiyorum. 

peki ya durup fotoğraf çekenlere ne demeli? küçücük cep telefonlarıyla, tabletleriyle fotoğrafımızı çeken yurdum insanı kendine mutluluktan pay çıkararak şöyle diyebiliyor: "aha, kız kulesi ve gelin!" -çok mu ilginç?!"

 "bakim, gelin güzel miymiş?, "hımm damat da yakışıklıymış." değerlendirmelerini hiç konuşmayalım bile. güzellik ve estetikten ne anladığımız ya da gelin ve damat da aranması gereken ilk öncelikli özelliğin güzellik/yakışıklılık olup olmaması meselesi apayrı ve derin mi derin bir konu zaten. 

ama yine de biz ölçüyü Hz. Peygamberden biliyoruz: bir kadın ile 4 vasfından dolayı evlenilebileceğini söyleyen Efendimiz (asm) bunları soy, zenginlik, dindarlık ve güzellik ile sıralamıştır. asıl vurucu noktayı şu sözle yaparak hem soruyu soran sahabeye hem de bize ders vermiştir: sen dindar olanını seç!

bu da böyle bir anıydı.

Adem ile Havva

“Merhaba.” dedi kadın. Sesi yorgundu. Sair zamanlara göre daha boğuk ve zoraki çıkmıştı. Odadakiler kafa salladılar. Aralarında tar...