8 Ocak 2016 Cuma

Geçen yılın muhasebesi


Aslında uzun zamandır aklımda blogu kapatma niyeti vardı; fakat onlarca yazı, fotoğraf, anı kısacası emekle dolu bu günceyi kapatmamak için  de bir bahane arıyordum. Nihayet o bahane çıktı geldi. Öğrencilerim proje ödevleri için dergi çıkaracaklarını, benden yazı istediklerini söylediler. Bunun üzerine onları bloga yönlendirdim. Şimdi düşünüyorum da bir zamanlar sırf kendim için yazdığım "kumbaramdaki kelimeler" bayağı bayağı başkalarının olmuş. Edebiyat biraz da buydu. Başkalarında var olmak. Onlar için yazılmak, okunmak ve eleştiriler almak...

Buraya aktaramadım belki. Tembellik yaptım...  Ama yazmaya bir şekilde devam ettim/ediyorum.

Eylül 2015'te edebiyat camiasının önemli bir duayeni  olan Dergah'ta  bir öyküm yayınlandı ki benim için harika bir sürpriz oldu. Hikâyenin yayınlandığını diğer mecralarda kalem oynatan yazar arkadaşlardan öğrendim. Bu da şaşırtıcılığı arttıran böylece benim hafızama derince yerleşen bir anı olmasını sağladı yaşadığımın.

Yazı serüveninde yaklaşık 7 ay kadar kitap eleştiri ve tahlil dergisi olan Ayraç'ta kitap tahlil çalışmalarım yayınlandı. Derken o maceranın da sonuna geldik. Editör olan arkadaşımız "fikri anlaşmazlıklar" sebebiyle ilişkisini kesince dergiyle tabir-i caizse bize de yol gözüktü.

Aynı ekip arkadaşlarımın çıkardığı "Berhava dergisinde" bir öyküm yayınlandı. Diğer sayılar için hikâye çalışmaları yaparken derginin akıbeti "berhava olmusluga" yükseldi. 

Zaman sadece yazmakla geçmedi. Yazmak, küçük bir sureyi kapladı. Hep söylerim; benden çok iyi bir okur olur diye. Okumanın tadı yazmanın da ötesinde. Okurken girdiğim o cazibeli dünya yaşadığımız dünyadan belki bin kat daha güzel. hayali olduğu için serbestiyet tanıyor. ama bir o kadar da kötü, acıklı. zira hayalî, yani gerçekliği yok. sadece zihnî bir var oluşu mümkün. Her neyse bu başka bir bahsin konusu. dediğim gibi çokça kitap okudum. Canım sıkılsın sıkılmasın okumaya devam ettim. Roman, şiir ve öykü en çok sayfaları aralananlar oldu. Psikolojiyi de ihmal etmedim. Yeni yazarlar tanıdım, bazılarını çok sevdim bazılarını bir daha okumak bile istemedim.

Yazmadığım, okumadığım vakitlerde yeni ülkeler gördüm dünya üzerinde. Yeni dostlar edinemedim belki ama türlü türlü insanlar tanıdım. Ülkemin görmediğim şehirlerine gittim. Tarihi camilerinde namaz kıldım, dua ettim.

Depresyona girdim, aylar sonra çıkarken anladım girdiğimi. Ama sebebini, hangi ara niçin girdiğimi bilemedim, anlayamadım.

Çok olmasa da yine fotoğraf çektim. Fotoğraf tutkumun beni iyileştirmesine izin verdim.

Yeni kararlar aldım, uyguladıklarım oldu uygulamadıklarım da.

Mutfakta daha çok vakit geçirdim. Sevdiklerim için kurabiyeler yaptım, hem kendimi geliştirdim hem onları mutlu ettim.

İşte böylece bir yılı daha bitirdim. Anladım ki eksik kalan çok şey de olmuş. Mesela uzun yürüyüşleri bırakmışım. Rüzgar daha az okşamış yüzümü, daha az gezmişim şehrin sokaklarında. Daha az yazmışım günlüğüme notlar. Daha az sohbet etmişim insanlarla. Bu yıl da bunları yapayım inşallah. Yollar kat edeyim tabana kuvvet. nice hayırlı, bereketli, huzurlu yıllar yaşayayım, yaşayalım şevk ile. Amin.

Hiç yorum yok:

Adem ile Havva

“Merhaba.” dedi kadın. Sesi yorgundu. Sair zamanlara göre daha boğuk ve zoraki çıkmıştı. Odadakiler kafa salladılar. Aralarında tar...